Servis Dergisi
 
 
 

Ticari Araçlar İçin Eşdeğer Parçada İtalyan CEI Kalitesiyle Dikkat Çekiyor

Başlangıçta üretiminin neredeyse tamamını Iveco için yapan CEI, daha sonra yine ticari araç alanında kalarak MAN, Mercedes, Scania, DAF gibi bütün Avrupalı ana ticari araç markalarına şanzıman ve diferansiyel dişlilerini eşdeğer şekilde sunacak şekilde ürün gamını genişletiyor.

 
 

Servis DergisiBundan 40 yıl önce 1969 yılında İtalya’da Iveco araçlarının aftermarket piyasası için şanzıman ve diferansiyel dişli üretimine yönelik olarak kurulan CEI bugün ticari araç yedek parça piyasasının önemli bir markalarından biri.
Özellikle son 15 senedir şanzıman ve diferansiyel dişlilerinin yanı sıra süspansiyon,  motor, fren aksamı üzerinde de parça üretimine giren CEI’nin İhracat Müdürü Alexandro Casanelli ile Türkiye ziyareti sırasında bir röportaj gerçekleştirdik.
Üretimlerinin üç farklı tesiste sadece İtalya’da geçekleştiğini ifade eden Casanelli, CEI ile ilgili şunları söyledi: “Bir aile şirketi olan CEI’de bugün ikinci kuşak yönetimi üstlenmiş durumda. Şu anda dünya üzerinde 64 ülkede ürünlerimizi pazarlıyoruz. Ayrıca İtalya dışında Fransa şubemizin ve CEI Güney Afrika organizasyonunun da birer deposu bulunuyor. Kuruluşumuzdan beri ticari araçlar alanında uzmanlaştık. Bizim ana üretim konumuz şanzıman ve diferansiyel dişlileri üzerine 1990’lı yıllara kadar üretim yaptıktan sonra direksiyon rotları, süspansiyon, fren diskleri şaft aksamı gibi alanlarda da geniş ürün gamımız var ve bunları genişletmeye devam ediyoruz.”
Kalitenin korunması için kontrol sisteminin çok önemli olduğunu vurgulayan Casanelli, ürettikleri parçaların bir ana üretici markanın eşdeğeri olduğu için onun kalitesine tam olarak uymaları gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Biz de yatırım ve üretimimizle bu kaliteye uyuyoruz. Kalite için hammaddenin alınmasından nihai sürece kadar en az 100 değişik kontrol mekanizması var. Bütün bu kontrollerden geçtikten sonra ürünlerimizi pazara sunuluyor.
Özellikle son yıllarda yıllık cironun yaklaşık yüzde 10’u yenileme ve geliştirmeye harcanıyor. Bu yatırımlarla birlikte her geçen yıl üretim tesislerinin daha çok alanında otomasyona ve robotlu sistemlere geçiyor. Biz yüksek teknoloji gerektiren üretim ekipman ve makineleriyle ve karmaşık bir süreçle birlikte üretimimizi yapıyoruz. Bu süreci mühendis seviyesindeki personelimizle kontrol ediyoruz.”
Partnerlerimizle Karşılıklı Güven Esastır
“Ürünlerimizi pazarlarken kendi alanlarında uzman bağımsız dağıtıcılara ağırlık veriyoruz ve Türkiye gibi ülkelerde nitelikli partnerler bulmaya çalışıyoruz. Partnerlerimize teknoloji eğitimleri ve her türlü desteği vererek bir ağ oluşturuyoruz” diyen Cassanelli, iki tarafın birbirine güveni ve sürekliliğin çok önemli olduğunun altını çizdi.
Türkiye’de faaliyet alanlarına göre uzmanlaşmış Yakup Sağlık’ın yönetim kurulu başkanlığını yürüttüğü Yasa Otomotiv, H. Yakup Saylam’ın başkanlığını yürüttüğü Mesay Otomotiv ve Mahasa Mehrouz’un sahibi olduğu Orient Otomotiv gibi 3 temsilci firma ile çalıştıklarını söyleyen Cassanelli , “Distribütörlerimizle çalışırken belirlediğimiz hedefler elbette önemli ama gösterilen çaba daha önemli. Türkiye pazarı için de her yıl bir hedef koyuyoruz ve o hedefi aşıyoruz. Kriz yılı olmasına rağmen 2009’da da hedefleri aşacağız” dedi.

Dünyadaki krizden ana sanayi olsun yan sanayi olsun yenileme pazarı olsun bütün otomotiv firmaları etkilendiğini sözlerine ekleyen Cassanelli, şu Servis Dergisianda ticari araç parkının yaklaşık yüzde 25’lik bir oranın atıl olarak beklediğini kaydederek, “Araçlarda yenilemeyle ilgili bir ihtiyaç olduğu zaman o parçayı değiştirmek yerine çalışmayan araçlar kullanılıyor. Bu da doğal olarak talebi düşürüyor” dedi.

Çin Rekabeti Bizi Etkilemedi

CEI olarak Uzakdoğu rekabetinden çok fazla etkilenmediklerini de açıklayan Cassanelli sözlerini şöyle tamamladı; “Bizim ürünlerimiz ileri teknoloji gerektiren karmaşık bir süreçle birlikte yüklü miktarda yatırım gerektiriyor. Özellikle dişli için konuşacak olursak; bu ürünlerin çeşidi çok fazla ancak fren veya motor parçası gibi çok fazla sirkülasyonu olan bir parça değil. Bazı ürünlerde Hint veya Çin mallarına rastlıyoruz ama şu ana kadar rekabet seviyesine gelmedi. 2008 yılında 40 milyon Avro ciro gerçekleştirdik. 2009 yılında ise ilk olarak yüzde 10’luk bir artış hedefliyorduk ama daha sonra piyasa koşullarından dolayı yine küçük de olsa bir artışla 41,5 milyon Avro ciro hedefliyoruz.”






 
Servis Dergisi
         
Hakkımızda